Projeden Doğru Ev Almanın 10 Püf Noktası – 3. Projeden Ev Nasıl Seçilir?

29 Ocak 2013

Ortada daha hiçbirşey yok, belki bir örnek daire; diğer herşey yazıyla, çizgiyle, maketle, resimle anlatılmış. Haliyle geriliyorsunuz, korkuyorsunuz, merak ediyorsunuz. Mimar mühendis olsanız bile yaptığınız seçimden çok emin olamayabiliyorsunuz. Aşağıda vereceğim projeden ev seçme taktikleri ile 3 adımda içinizi bir nebze rahatlatabileceksiniz.

Herkesin öncelikleri ve zevkleri farklı. Sizin için doğru olan diğer birisi için yanlış olabiliyor. Kat, cephe, açık mutfak, 2. Banyo vs.. gibi alternatifler ile seçim yapmak daha da zorlaşıyor.

1.Adım: Mevcut yaşadığınız ev ile ilgili sıkıntılar nedir?

Yaşadığınız evin mekan ebatları ile sıkıntınız olabilir; salon ortasından geçen bir kolon, mutfak salon arasındaki bağlantı, 2. Bir banyo olmayışı, uzuuuuuuun ve karanlık bir koridor olması, dolap alanlarının yetersiz oluşu, bavulları koyacak bir yerin bulunmayışı vs… gibi günlük hayatınızı etkileyen eksiklikleri belirleyin. Alacağınız yeni evde bunların en önemlilerinin giderildiğinden emin olmalısınız.

2. Adım: Mevcut yaşadığınız evi ölçün.

Günlük hayatınızda plan proje okumuyorsanız kağıt üzerinden m2 okuyup karar vermek zordur, okusanız bile kafanızda canlandıramayabilirsiniz. 6.5 m x 4 m ebatlarında 26 m2 bir salonun kullanımı ile 5.2 m x 5.0 m ebatlarında aynı büyüklükteki bir salonun kullanımı çok farklı olacaktır. Değerlendirdiğiniz evin ebatlarını mevcut evinizdeki mekan ebatları ile kıyaslayın.

Özellikle eğer mevcut mobilyalarınızı yeni evinizde de kullanacaksanız o zaman bu konu daha da önem kazanıyor. Evlenirken hediye gelmiş ya da bugünleri düşünmeden aldığınız kocaman bir koltuk veya Guliver’e ikram yapabileceğiniz devasa bir yemek masası sizi yeni evden edebilir.

Projeden aldığınız ölçüleri mevcut evinizdeki mekanlar ve ölçüleri ile karşılaştırın. Yeni evin kafanızda canlanmasına yardımcı olacaktır.

3. Adım: Kat, cephe, manzara seçimi

Öncelikle elektrikler kesilirse, asansör bozulursa naparım çekinceleri artık geride kaldı. Hele hele bir biraz donanımlı bir projeden ev alıyorsanız bu konular hakkında endişelenmenize gerek yok.

Genelde herkesin istediği ara kat ve köşe dairelerdir. Müteahhitler de bu yüzden bu daireleri daha yüksek fiyatlandırır. İnşaat tamamlandıktan ve insanlar yaşamaya başladıktan sonra bu şerefiyelerin fazla bir önemi kalmaz.

Eğer yatırımcıysanız daireyi kiraya vermek istediğinizde insanlar aynı site içerisinde aynı tip 2+1 dairenin bir tanesi 1000 TL iken diğerinin daha şerefiyeli olduğu için 1200 TL olduğunu takmaz, gider ucuz olanı kiralar. Yani şerefiye fiyatları kira fiyatlarına pek yansımaz. Bu yüzden de kurt yatırımcı projelerdeki en ucuz daireleri almaya çalışır. (Elzem’in kulakları çınlasın)

Eğer oturmak için alıyorsanız o zaman olay biraz daha karışık; öncelikle kat seçimi yapmak gerekiyor. Yükseklik veya asansör korkunuz, veya küçük çocuğunuz var ise yüksek kat tercih etmeyebilirsiniz. Ben örneğin 5. Katta oturuyorum ama yükseklik korkum yüzümden daha evimdeki balkona 2 defa çıkmamışımdır. Manzaram falan da yok; 5. Katta oturmamın tek avantajı yoğun trafikli bir sokakta oturduğum için ses bir nebze azalıyor, başka hiçbir artısı yok.

Kat belirlerken diğer bir seçim konusu da cephe; genel olarak kimse kuzey cepheyi istemez soğuk olur diye. Oysa, yeni izolasyon sistemleri ile artık her ev neredeyse bir termos kadar yalıtıma sahip. İzmir gibi sıcak ve güneşli iklime sahip yerlerde tüm gün güneş alan bir ev içeridekileri rahatsız edebilir, Kordon’da oturanlara sorabilirsiniz. Güneş açısından köşe daireler daha avantajlı olabilir, çünkü farklı cephelerdeki mekanlar günün farklı saatlerinde güneş alacak ve evin içindeki kullanım kolaylaşacaktır.

Son olarak da manzara; eğer manzarası olan bir projede ev alacak kadar şanslı iseniz ne ala. Şöyle bir gerçek var ki, evin içinde yaşamaya başladıktan birkaç ay sonra manzarayı unutuyorsunuz. Manzara o zamandan sonra sadece misafirlerinize keyif veriyor. Hele hele çalışan bir aile iseniz sabah çıkıp akşam geldiğiniz evde manzaranın olup olmadığının farkına bile varmıyorsunuz. Bu demek değil ki ucube bir manzaraya bakın, ama çok da abartmanın anlamı yok. Evinizin önünün açık ve ferah olması, deniz manzarasından daha önemli bence. Pijama ile salonda oturma özgürlüğü gibisi yok J

Be Sociable, Share!