Kategoriler
Genel

2. ve 3. Bölümün Ardından – Konut Kredisi Faizleri ve Kredisiz Alımların Riski

2014 Konut Piyasasında beklentiler başlıklı söyleşimizin 2. ve 3. bölümün arkasından akılda kalan 2 soru şunlardı;

– Niye konut kredisi faizlerini önemsememek gerekiyor?

– Konut kredisini neden bir sigorta gibi görmek gerekiyor?

Faizler düşene kadar fiyatlar çok daha hızlı artıyor

Söyleşimizin 2. bölümünde Deniz bey özellikle oturmak için konut almayı düşünenlerin konut kredisi faiz oranlarını ön planda tutmamaları gerektiğini söyledi. Bunun sebebi uzun vadede beklentinin faizlerin düşeceği yönünde olması (dünya genelinde faiz oranının vade uzunluğu ile doğru orantılı olarak arttığı gözlenirken, Türkiye’de 10 yıllık faizler kısa vadeden daha düşük orana sahip). Konut kredisi kullananların her zaman refinansman (yeniden yapılandırma) şansı olması sebebiyle de, bugün kredi kullanan bir kişi 2-3 sene sonra faizler düştüğünde kredisini düşük faizden tekrar yapılandırıp toplam maliyetini düşürebiliyor. Ama ev alımını faizlerin yükselmiş olması sebebiyle 2-3 sene erteleyen kişi, 2-3 sene sonra aynı evi aynı fiyattan bulamıyor.

Bankanın güvenmediği firmaya sen niye paranı emanet edesin ki?
Kredi faizlerinin yükselişi ile kredi kullanmaktan kaçınan müşterilere banka kredisiz çözümler sunan inşaat firmaları ev alacakları büyük risklere sokuyorlar; daha 1-2 sene önce İstanbul’da bunun örneklerini görmüştük. Güvenmek iyidir ama kontrol daha iyidir. Özellikle projeden ev alacak kişinin ulaşıp kontrol edebileceği bilgi miktarı çok kısıtlı; oysa konut kredisi ile ev alacak kişi için banka, özellikle projeden olduğunda, firmanın milyon tane bilgileri ile beraber tüm tapu kayıtlarını da inceliyor ve tüm bu bilgileri değerlendirdikten sonra o konut için kredi imkanı sağlıyor. Tüketiciyi koruma kanunu gereğince kredi kullanılan konut nezdinde banka da sorumlu olduğu için müşteri otomatik olarak bankanın korumasına girmiş oluyor. Bankanın güvenmediği firmaya müşterinin güvenip onca parasını emanet etmesi çok riskli oluyor bu durumda.

Bu sebeple, özellikle projeden ev alacaklara önerim, paraları olsa dahi bir miktar konut kredisi kullanarak evi almaları ve bankaya ödedikleri faizi bir tür sigorta masrafı olarak görmeleri.

“2. ve 3. Bölümün Ardından – Konut Kredisi Faizleri ve Kredisiz Alımların Riski” için 2 yanıt

Serdar bey, her 2 sorunun yanitini da tarafli ve okuyani yaniltici buluyorum:

1- Ekonomilerde ev artislari surekli olacak ve/veya bu artis en garanti olarak kabul edebilecegimiz, ornegin mevduat faizlerinin uzerinde gerceklesecek diye bir kural da yok , gecmis pratik de bunu dogrulamiyor.
2- Projelerden nakit ile ve pesin indirimiyle ev alabileceklere dahi kredi almalarinin onerilmesi ise supersonik bir fikir. Bu karar matematik sonucu ortaya cikar.

Kisacasi bankaci arkadas ne olursan ol gel bizden kredi al diyor, reklama yonelik bir yazi olmus ve okuyani kredi almaya sartlandirma amacli. Sayfanizda sanki genel kabul gormus bilgilermis gibi yer vermenize ve elestirdigim noktalara hic yorum yapmamaniza sasirdim.

Murat bey, bu sayfada yanlis yonlendirme bugune kadar olmadi, bundan sonra da olmaz. Sanirim videoyu izlemediniz ve yaziyi da cok hizli okudunuz.
1. Dogru fiyattan alinan gayrimenkulun turkiye’de deger kaybettigi pek rastlanan bir durum degil. Gecmis pratik bilginizi paylasirsaniz onu da yorumlarim.
2. Nakit paranizi mevduata koyup kredi ile ev aldiginizda, kredi icin odediginiz faizin cogu mevduat faizi tarafindan kapaniyor. Aradaki farki da sigorta olarak degerlendirmenizi oneriyorum. %0,2 fark olsa aralarinda 100.000 tl bir kredide aylik 120 tl farkeder. Bu da almamaniz gereken bir risk icin ödeyeceginiz sigorta olarak gorulmelidir diyorum.
3. Saygili oldugu surece tum elestirilere acigim ama sizin kullandiginiz gibi suclayici soylemleri saygiyla karsilamiyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir