Genel kategorisindeki tüm yazılar aşağıda:

Taciz Emailı!

Arada sırada Palmiye Park’taki gelişmeleri sitemiz ile ilgilenen Potansiyel Müşterilere Palmiye Park Günlüğü adlı blogumuzdan duyuruyoruz.
Temmuz ayında gönderdiğimiz yandaki email ile ilgili bugün çok mutsuz bir müşterimizden telefon aldık. Kendisi İzmir’de bir üniversitede çok saygıdeğer bir Profesör.

Sayın Profesör emailımızın tacizkar ve çok saygısız olduğunu belirtti. Kendisinden tabii ki özür diledik ve konumuna olan saygımızdan dolayı da emailı 10 kere daha okuduk ve her ne kadar bu emailın neresinde taciz veya saygısızlık olduğunu anlamdıysak da kendisinden bu ortamda tekrar özür diliyoruz.

Lütfen siz de okuyun ve bana bu email size gelseydi neler hissederseniz burada yorum olarak belirtin. Kelimesine dokunmadan tüm yorumlarınızı yayınlıyoruz.
Teşekkürler.

Konut Kredisi Faizleri Daha Ne Kadar Düşer?

Bu soruyu bu sabah taa İstanbul’lardan gelmiş bir banka bölge müdürüne sordum.

Son 2 hafta içerisinde sağda solda ne kadar banka varsa müşterilerimize konut kredisi kullandırmamız için gün aşırı ziyaretimize geliyorlar. Her ne kadar müşteriler hala kredi kullanmaktan çekinse de, faizlerin düşmesi ile ilgili haberler konut piyasasına silikonlu bir hareket getirdi; güzel gözüküyor ama içi balon!

Bölge müdürünün bu soruma cevabı aynen şöyle oldu;
‘Valla daha baştan niye düştüğünü bilmediğim için daha ne kadar düşer birşey söyleyemiyorum! Bir deli bir taş attı kuyuya, hep beraber diğer bankalar arkasından atladık biz de. Maliyetimiz hala aynı ama nedense faizleri düşürdük!’

Kuyuya taşı atan Akbank oldu, sonrasında da tüm bankalar peşinden gitti. Şu an 60 aya kadar %0,99, %1 komisyon ile veren bankalar var. Bu oranlar çok uygun ama bankalar hala kredi kullanacak insan bulamadıkları için proje proje dolaşıyorlar.

Benim tahminim Ekim’e kadar bir miktar ama az bir miktar daha düşer. Önerim, aklınıza ve bütçenize uyan bir ev bulduysanız hemen alın, satıcılar fiyatlarını arttırmadan önce. Eğer çok düşer ise %2 ceza öder, daha uygun faizli bankaya geçersiniz, tabi bu arada krediyi kullandığınız banka o %2yi seve seve sizi elde tutmak için yok saymaz ise.

Karşılaştırmalı oranlar için http://www.doktormortgage.com/portal/faiz-oranlari.html
adresini ziyaret ediniz.

3 dakikalık bir Aşk Hikayesi – Kadının Gözleri ve Evin Mutfağı!


Karşı cinste ilk baktığınız şey nedir? Gözleri mi, bacakları mı, omuzları mı, saçları mı, yoksa ???
Geçenlerde ev alma kararını ailelerde bayan tarafının vermesi ile ilgili bir yazı yazmıştım, bkz Evli Çiftlerde Güç Kimde?. Peki bayanlar bir evi beğenirken neye bakıyorlar, neleri göz önüne alıyorlar?
Bizim projemizi ziyaret eden aileler ile proje tanıtımı öncesinde ve sırasında yaptığımız sohbetlerde hanımların önem verdikleri noktalara yönelik sorular sorarız. Tabi dilin söylediği çoğu zaman beynin düşündüğü olmuyor ama yine de bazı ipuçlarını yakalıyoruz.
Bu konuda gözlemlerim ve okuduklarımdan çıkardığım sonuçlar şöyle;
1. Bayanlar ziyaretlerinin ilk 3 dakikası içinde karar veriyorlar. Sanırım bu kabiliyetlerini günlük hayatlarında ailelerini yönetirken hızlı ve pratik karar vermek zorunda olmalarına borçlular.
2. Bayanlar bu ilk 3 dakika içerisinde kendilerini ve çocuklarını o evde, sitede ve mahallede yaşarken gözlerinde canlandırıyorlar ve kafalarındaki o resim kalplerini pırpır ettiriyorsa evi beğeniyorlar. Yani bir anlamda eve aşık olmaları gerekiyor. Biraz espirili bir örnek bu videoda!
3. İlk 3 dakika içinde hissettikleri pozitif veya negatif duyguları desteklemek için de evin kalan kısmını inceliyorlar, özellikle mutfak. Mutfak evin diğer yerlerine göre en önemli mekan onlar için. Özellikle genç ev hanımları ışık alan, ferah ve en az 12m2 lik bir mutfak istiyorlar.
4. Mutfaktan sonra en önem verdikleri mekan salon ve çocuk odası oluyor.
5. Beyler için evin ve sitenin güvenlikli olması önemli bir unsur. Evin içi ile pek ilgilenmiyorlar ama özellikle ebeveyn banyosu erkekler için çok önemli.
6. Son olarak da, evin fiyatı ve ödeme koşulları her ne kadar erkekler için daha önemli olsa da, bayanlar beylere göre çok daha pazarlıkçı oluyorlar.
Bu konu ile ilgili daha detaylı ve uzun bir listeyi bu bağlantıda bulabilirsiniz.

Bu yöntemle evinizi 3 haftada satabilirsiniz – Garantili!


Bu yazıyı hafif şantaj altında yazdığımı belirtmek istiyorum!

Posta gazetesinde çalışan Evrim adlı bir arkadaşım var. Hani bazen aklınızda hiç yokken kendinizi saçma sapan birşeyi almış bulursunuz ya, işte bu arkadaş size o saçma sapan şeyi size hiç farkettirmeden aldıran ve bu alımdan dolayı kendinizi iyi ve akıllı hissettiren birisi.

İşte bu arkadaş bana yaptığı Aşurenin ne kadar meşhur olduğundan bahsetmişti. Aşuresinin meşhurluğu lezzetinden daha fazla bereketli olmasından kaynaklanıyormuş. Çalıştığı gazetedeki genel yayın yönetmeni her ay başı Evrim’in aşure yapıp getirmesini şart koymuş. Evrim’in aşuresi sayesinde her ayın daha 10. gününden ilan kotalarını dolduruyorlarmış.

Ben de geçen ay Evrim’e zorla aşure yaptırttım. Aşureyi yediğimden beri Palmiye Park’ta 3 adet daire sattım. Kendisine bunu söylememiştim ama Eylül ayı için de aşure isteyince sanırım olayı farketti! Eğer aşuremi yazarsanız yine yaparım dedi. Yani biraz şantaj var olayın içinde ama olsun!

O kadar okullar, Amerika’da çalışmalar, ilanlara dökülen paralar, dağıtılan broşürler vs… hepsi hikaye. En etkili satış aracımız Evrim’in aşuresi!

Sizin de böyle bir aşureniz var mı?

Evli çiftlerde güç kimde?

658 kişi ile birebir görüştükten sonra ev alma konusunda %95 çoğunlukla kadınların karar verdiğini gördüm.
Eğer kadın o evi istiyorsa bir şekilde alınıyor, istemiyorsa kesin alınmıyor. En kötüsü kararsız kalması, o zaman olay kilitleniyor.
En rütbeli askerden kalın kemerli en maço erkeklere kadar bir çok erkek müşteri gördüm, eşine danışmadan tamam evi alıyoruz diyen ve eşi ile ziyarete geldikten sonra kuyruğunu bacaklarının arasına alıp boynu bükük tıpış tıpış arabasına binip sözünü afiyetle yiyen.
Emekli çiftlerde durum biraz daha değişik. Bu ailelerde erkek daha ağır basıyor karar alırken. Ya senelerin ağırlığı ile kadın biraz bıkkın oluyor ya da nasılsa benden önce diğer tarafa gidecek bari son kararlar onun olsun diyerek rahat bırakıyor erkeği.
En zor durum genç evli çiftlerde. Evliliğin tazeliği ve yasaksız bir birlikteliğin verdiği umut ve cesaretle dünyanın tepesinde zannediyorlar kendilerini. Tabi bir de yeni yeni birbirlerine alıştıkları için kimin hangi konularda lider olduğunu belirlememiş oluyorlar. Gereksinimi oldukları şeyleri hayalleri ile karıştırıp sıfıra sıfır elde var sıfır ile ve kafaları tamamen karışmış bir şekilde hayal kırıklıklarına dönüyorlar. Benim bu çiftlere önerim bir kağıt kalem alıp, ilk önce yeni ev konusunda en önemli gereksinimlerini, sonra isteklerini ve en son olarak da hayallerini önem sırasına göre yazmaları oluyor. Düşünceler kağıt üzerine dökülünce değerlendirilmesi ve karar verilmesi daha kolay oluyor.
Temel Aksoy bu konuda daha detaylı bir yazı yazmış, Kararı Kim Verir?
Sizde durum farklı mı?

Çeşme ve Alaçatı’da Beğendiğim Evler

Geçenlerde Amerika’dan bu sayfayı takip eden arkadaşlardan birisi Çeşme ile ilgili yazmamı istemişti.

Bu sene dopingli ve hormonlu bir Alaçatı ve onu kıskanan Çeşme çoğu eski İzmir’linin keyfini kaçırmış durumda. Neyseki 2-3 hafta içinde Eylül gelir ve yine bizbize kalırız.

Çeşme ve Alaçatı’da hala acayip çok satılık var ve fiyatlar özellikle Alaçatı merkezde değil ama çevresinde makul seviyelere inmiş durumda.

Alaçatı’da bir arkadaşım aşağıda resimlerini göreceğiniz KÜÇÜK KONAKLAR adlı evlerden bahsetti. Gittim gördüm ve bayıldım. Adına daha yakışır bir mimari olamazdı. Alaçatı çamlık yolun sonunda Ovacık sapağından sağa sapıp 100m gidin ve sol kolda karşınıza çok sade ama çarpıcı bir tabela çıkacak. Evler adı gibi küçük birer konak. Hepsinin kendi havuzu ve bahçesi var. Bahçe duvarı, ev numaraları, bahçe kapıları ve posta kutularının hepsi zevkli bir mimarın seçimi olduğunu belli ediyor. Evler 120m2 civarında. Alt katta açık mutfak var. İnşaatı yapanları tanımıyorum ama ilgilenebilecekler için tabelalarının resmini de çektim. Fiyatlar 380.000 TL civarında. O bölge için ucuz değil ama inşaat kalitesi ve mimari tarzıyla çevresine fark atmış durumda. Keşke önlerindeki yolu da bitirselermiş ama her güzelin bir kusuru olacak.

Çeşme’nin en tutulan mimarlarından Mahir Vural yine çok güzel bir site yapıyor Paşalimanı’nda, Mi’Marin. Paşalimanı Çeşme’nin Narlıdere’si bence. Eskiler çok çirkin ama yeniler, özellikle Mahir Vural’ın yaptıkları çok güzel, aynen Narlıdere’de olduğu gibi. Fiyatlar da çok benzer. 16 adet ikiz villanın olduğu sitede evler çok güzel serpiştirilmiş ve sitenin orta alanı çok ferah. 2 adet örnek villa hazırlanmış. Cephede kullanılan Tik ve gri rengin uyumu çok hoşuma gitti. Evler teraslar hariç 135m2den başlıyor. Alt katta açık mutfak, bir banyo ve oda, üst katta ebeveyn banyolu ebeveyn odası, 2. bir oda ve genel bir banyo var. Evler m2si 4000 TL den satışa sunuldu, yani 600.000 TLden başlayan fiyatlar var ve duyduğuma göre 2-3 tane de satılmış durumda. Fiyat ikiz villa için limitin üst noktasında ama Mahir Vural kalitesi arayanlar için uygun bence. Yapabileceğim tek eleştri, Şekerkampı tarafından siteye doğru inerken köşe evin içi tamamen gözüküyor, akşam farlar rahatsız edebilir ama büyük ihtimalle çevre duvarı önü peyzaj ile bu durumu çözerler sanıyorum.

Konut Piyasasında Durum Değerlendirmesi

Kriz bitti, bitmedi, geri geliyor, vs… Dili olan herkes bu konuda yorum yaparken ben eksik kalamazdım tabiki.
Borsa kriz öncesine dönmüş, dolar düşmüş, bakır Ocak’tan beri %100 artmış… Yani bişeyler oluyor ama konuta nasıl yansıyor bu olumlu gelişmeler?
Yukarıdaki grafikte 2008 Temmuz’da temeli atılan konut projemizde 1 Ağustos 2009’a kadar bize ulaşanların aylık trendini görüyorsunuz.
2008 Ekim’de vuran kriz sanki bizim konutlara olan ilgiyi Ekim, Kasım ve Aralık aylarında arttırmış gibi gözüküyor! Ama bu yoğun ilgiye rağmen satışlar dip noktadaydı. Herkes ölü mal peşindeydi.
2009 Mart’tan itibaren gelen gidenimiz yine arttı ama bu sefer satışlar da peşinden geldi.
Tabi ki yukarıdaki grafik mevsimsel hareketleri de içinde barındırıyor ama arkasındaki satış bilgisi ile ben piyasanın gidişatını daha iyi kestiriyorum.
2. el ev fiyatları yeni ev fiyatları ile başabaş noktaya geldi. Bunun sebebi, yatırım olarak 2. ev tutanlar fiyatlarını düşürmemekte inat ettiler; tabi ki sıkışanlar oldu ve kurtlar onları yedi ama genel olarak benim gözlemim yeni ev fiyatları 2. el fiyatlarına göre daha fazla düştü. Yeni evler tonla olduğu için de 2. elde hareket ben daha bir süre beklemiyorum.
Haziran ayına kadar hesap kitap bilmeden konut üretimine giren müteahhitler şimdi sattıkları evlerin fiyatlarını düşürdüklerine yanıyorlar.
Ramazan ile piyasanın daha çok hareketleneceğini ve ihtiyaca yönelik yapılmış konutların fiyatlarının yavaş yavaş yükseleceğini düşünüyorum. Lüks konutlarda fiyatın artacağını zannetmiyorum çünkü lüks ihtiyaç değil!
Gurbetçilerin alımı da bu sene oldukça az. Özellikle avrupadaki vatandaşlarımız baya etkilenmiş gözüküyorlar bu krizden.
Bankalar kredi oranlarını düşürmeye devam edecek, ama bence bu faiz indirimi konut fiyatlarına çok vahşi yansımayacak, en azından bir süre daha.
Bütün bu süreç içerisinde arsa fiyatları hiç oynamadı. En dandik yerlerde bile, ki buna Menderes dahil, geçen seneye göre arsa fiyatları anormal arttı. Özellikle Menderes’te ve Çeşme’de çok batık inşaat bekliyorum.

Tarih sayfalarında ufak bir gezinti

Etrafınızdaki varlıklı insanlara nasıl bu kadar zengin olduklarını sorun; eğer çalıp çırpan tiplerden değilseler, büyük bir ihtimalle ileriyi görmüş eskiden dağ tepe denen yerlerden arsa toplamış bir dedeleri, nineleri vardır.
Gaziemir, eski adıyla Seydiköy, daha da eski adıyla Aşk köyü ya da Sevdiköy, daha 10-15 sene önceye kadar herkesin burun kıvırdığı bir yer iken, şimdi İzmir’in en düzenli gelişmiş merkezlerinden birisi oldu. Aynı gelişme Mavişehir Çiğli hattı için de geçerli.
Aşağıda Sevdiköyden Gaziemir’e adlı bir slayt gösterisi var. Bakın o zamanlar o bölgelerde arsa almış insanlar nasıl zengin olmuşlar.

http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=3237346&server=vimeo.com&show_title=1&show_byline=1&show_portrait=0&color=&fullscreen=1

Gaziemir from Gaziemir on Vimeo.

3G Sonunda Geliyor!

Vodafone ve Avea haftalardır 3G reklamları yapıyordu, dün de Turkcell’den öncelikli kayıt mesajı geldi! Ay sonu 3G servisi başlıyor.

2 senedir her yeni aldığım telefon 3Gye hazırdı ama bi türlü ne işe yarayacağını bilemedik. Görüntülü konuşma ve Skype’ı kullanma haricinde heyecanla beklediğim başka bişey yok açıkçası bu 3Gden.

Palmiye Park’ta 3 ay önce verdiğimiz reklamlarda 3G’yi bütün bu telefonculardan önce vurgulamıştık; Güven, Garanti, Güvenlik… hatta 4. G olarak güzel mimarimizi bile katabiliriz.

3G hepimize hayırlı olsun, tek eksiğimiz 3G idi artık o da var.

Gaziemir’de Kumaş Masa Örtülü bir Balıkçı


Balık diyince insan tabi denize karşı biryer düşünüyor ama deniz kenarında fiyatlar o kadar yükseldi ve kalite o kadar düştü ki, insan kafasını kaldırıp başka yerlere bakma ihtiyacı duyuyor.
Kendini meşhur ilan eden Kordon’daki AliVeli Usta’nın yerinde suratsız bir işyeri sahibinin bakışları altında kağıt masa örtüsü üzerinde sadece dış tarafı dil balığı olan ve içindeki balık renkli şeyi dil şiş diye götürüp adam başı 75TL ödedikten sonra eğer hala mutlu mesutsanız size diyecek birşeyim yok.

Gaziemir’de ESBAŞ’ın biraz ilerisinde, havaalanına giden yol üzerinde Hugo Boss’un hemen arkasında, senelerin ustası Mehmet’in açtığı balıkçı’da modern bir restoran bulacaksınız. Pink Martini müzikleri eşliğinde şık kumaş masa örtülerinin üzerinde hep güleryüz ile sunulmuş harika ve taze balıklar yiyebilirsiniz. İlk defa burada yediğim Granyöz adlı çok çirkin görünümlü ama muhteşem lezzetli bu balığı denemenizi öneririm. Salata ebatları her ne kadar normal insan boyutlarının bir kaç katında olsa da, yine de birşekilde balığa yer kalıyor. Yemek sonunda sunduğu portakal ve limon kabuklu fırınlanmış pekmez sırf bu yüzden oraya tekrar tekrar gitmenize yol açabilir.
En çok yediğim günde bile 30-35 TL hesap geldi.
Gaziemir’de bir ilk olan bu restoran ve servis kalitesi Alsancak’lı ustalara örnek olur inşallah.
Son nokta; Mehmet’in yeri Palmiye Park’tan yürüyüş mesafesinde. 🙂