Gayrimenkul danışmanı ile emlakçı arasındaki fark! – 2

09 Aralık 2011

Bilenler bilir, başka iş yapamayanların paralı olanları müteahhit, olmayanları emlakçı olur bu ülkede. Bu arada da olan bu işi layığıyla yapmaya çalışan siz biz gibi kişilere olur. Daha önce gayrimenkul danışmanı ve emlakçı arasındaki fark adlı yazımda da buna örnek göstermiştim. Bugün Banu’nun başından geçenler bunun çok çirkin ikinci bir örneği.

Alsancak ve Çeşme’de bürosu olan ismi havalı bir emlakçı var. Banu bir tanıdığı için Çeşme’de ev ararken bu havalı emlakçının web sitesinde bir eve denk geliyor. Evin 3 tane resmi var. Buraya kadar herşey normal…

Banu bugün bu emlakçıyı web sitelerinde verdikleri normal hattan arıyor. Telefonu kimse açmıyor. Sonra emlakçının verdiği GSM’den aradığında bir bayan açıyor ve emlakçının şu an müsait olmadığını söylüyor. Bunun üzerine Banu telefon açan bayandan Çeşme’deki ev ile ilgili bilgi istiyor ve bayan Banu’yu başka bir kişiye yönlendiriyor. Banu bu sefer 3. kişiyi verilen numaradan arıyor ama telefon yine açılmıyor. Buraya kadar herşey hala normale yakın… (Bir bilgi almak için 3 telefon açmak gerektiği gerçeğini gözardı ediyorum)

Saat 19:05’te Banu’nun telefonu çalıyor. Arayan kişi Banu’nun saatler önce Çeşme’deki ev için aradığı 3. şahıs. Geç olmuş olmamış sormadan bodozlama giriyor konuya ‘Niçin aramıştınız?’ diye. Banu da websitelerinde gördüğü bir ev hakkında bilgi almak istediğini söylüyor ve konuşma bundan sonra şöyle geçiyor;

– 3. şahıs: Hangi evi soruyorsunuz?

– Banu: Şantiye’de olduğu yazıyor ve 3 tane fotoğrafı var

– 3. şahıs: Tadilatlı mı?

– Banu: İçinin resmi yok bilmiyorum tadilatlı mı?

– 3. şahıs (Sinirli): Hamfendi! Yani harabe mi bitik mi????

– Banu: Bitik gözüküyor.

– 3. şahıs: O ev Altınkapı’ya yakın.

– Banu: Cadde üzerinde mi arka sokakta mı?

– 3. şahıs: Cadde üzerinde

– Banu: Caddeden gelirken solda mı sağda mı?

– 3. şahıs: Solda

– Banu: Altınkapı’ya ne kadar mesafede?

– 3. şahıs (Sinirlenmeye devam ediyor): Ben nasıl bileyim ne kadar mesafede olduğunu. Evin yanında dükkan yokki, orası sadece ev!!!

– Banu: Biliyorum ama en azından yaklaşık olarak kaç ev var Altınkapı ile arasında??

– 3. şahıs (Sinirliden çıldırdı moduna geçiş): Hanfendi! Ben nerden biliyim? Ben oradaki evleri saymadım!!!!

– Banu: Terslemenize gerek yok. Ne kadar yakın olduğunu anlamaya çalışıyorum. Emlakçı sizsiniz, evi siz biliyorsunuz.

– 3. şahıs: O zaman yarın gelin gösteriyim!

– Banu: Yok kalsın.

– 3. şahıs (Sinirli, çıldırmış): Yarın gidicem arada kaç ev var sayıcam. Kah kah kah!!!

– Banu: İyi akşamlar kalsın….

‘Müşteri her zaman haklıdır!’ prensibinde birisi değilim ama karşımdaki bana karşı bir terbiyesizlik yapmadığı sürece de hiçbir müşteriye kızdığımı hatırlamam. (Bir defa başıma gelmişti, bir müşteri yaptığım projeye ‘akıllı olsan böyle proje yapmazsın!’ demişti ve ben de tanıtım ofisinden kendisini nazikçe yollamıştım.)

Banu’nun bu havalı emlakçının Çeşme’deki-akrabası-temsilcisini kızdıracak birşey söylemediğini ve söylemeyeceğini bildiğim, ve bu konuşmalar geçerken yanında olduğum için bu emlakçı arkadaşlara soruyorum ‘Siz nasıl iş yapıyorsunuz????!’

Ben Palmiye Park müşteri temsilcilerine müşteri ile telefon ile konuşurken bile ayağa kalkın diye tembih ederken, hadi ben emlakçı değilim ama tanıdığım bir çok gayrimenkul danışmanı / emlakçı arkadaşın müşterilerine olan saygılı ve yardımcı yaklaşımlarına bire bir şahitken, aynı sektörde çalıştığımız bu kişilerin sektörü nasıl ayaklar altına aldığını üzülerek görüyorum.

Eğer ev alan veya satan bir kişiyseniz lütfen düzgün kişiler ile çalışın. Yoksa paranızla böyle rezil olursunuz!

 

 

 

Be Sociable, Share!